Cuma, Ağustos 17, 2007
Pazar, Temmuz 29, 2007
En pahalı internet Türkiye’de
Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı’nın (OECD) yayınladığı bir rapora göre, üye ülkeler arasında saniyede megabit ücreti bakımından en ucuz genişbant internet hizmeti Japonya, en pahalısı ise Türkiye’de bulunuyor.
ANKARA - Üye ülkelerin internet kullanıcılarının yüzde 60’ının genişbant hizmetinden faydalandığı belirtilen OECD’nin Aralık 2006 verilerine göre hazırlanan ve 30 ülkenin bulunduğu raporunda, fiber optik şebeke ağına geçen ülkelerde daha düşük fiyata en yüksek hızda hizmet alınabildiğine dikkat çekildi.Japonya’da kullanıcıların 100Mbps (1 mbps: saniyede 10 milyon bit) hızıyla bağlandıkları ve bunun OECD ortalamasının 10 katından fazla olduğu kaydedilen raporda, saniyede megabit ücreti bakımından 0,22 dolarla en düşük fiyatın Japonya’da, en pahalısının da 81,13 dolarla Türkiye’de bulunduğu belirtildi. OECD raporunda, ABD’de saniyede megabit açısından en ucuz genişbant bağlantısının 3,18 dolar, İngiltere’de 3,62 dolar olduğu belirtilerek, Japonya’daki fiber optik ağ sayesinde kullanıcıların veri indirebildikleri hızda veri de iletebiliyorlar. Telefon hattı üzerinde genişbant bağlantısı olan ADSL ve çoğu kablo hizmetinde bu olanak bulunmuyor.
Raporda, 100 kişiye düşen genişbant internet ADSL abonesi sayısının 3,8 olduğu Türkiye’de 2 milyon 773 bin 685 abone bulunuyor ve Türkiye, 100 kişiye 2,7 genişbant abonesinin bulunduğu Meksika’nın önünde ve 29. sırada bulunuyor.
OECD raporunun başında, 100 kişiye 19,6 ADSL abonesi, 9,4 fiber optik ağ abonesi ve 2,4 diğer bağlantı abonesinin bulunduğu Danimarka geliyor.
İsveç, Güney Kore ve Finlandiya’nın 100Mbps internet bağlantısı sundukları ve Japonya gibi fiber optik altyapıya geçtikleri belirtilen rapora göre aylık en ucuz internet bağlantılarının bulunduğu ülkeler şunlar:
Ntvmsnbc
Uçak yerine uçan daire geliyor
Hava mühendisleri çevreye daha az zarar veren uçaklar tasarlayarak uçuşla ilgili kavramlarda kökten değişimler yaratmayı planlıyor. Bunlardan bir tanesi de geleceğin çevre dostu uçan daireler.
AMSTERDAM - Hollanda’daki Delft Teknoloji Üniversitesi üyesi Etnel Straatsma, kanatları olan silindir bir gövdeden kurtulmak istediğini belirtti. Straatsma’ya göre geleceğin uçağı uçan daire şeklinde olacak. Straatsma ve diğer mühendisler daha hafif maddeler kullanarak çevre dostu pervaneli uçaklara geri dönmek gibi projeler üzerinde de çalışıyor.
Straatsma aynı zamanda, yüzde 50 daha az karbondioksit üreten çevre dostu uçaklar tasarlamayı amaçlayan CleanEra (TemizÇağ) projesinin başkanı. Projenin “greenliner” ögesinin, havayı kirleten unsurların oranını ve sesi azaltan tasarımı ise uçan daire şeklinde.
Delft Üniversitesi’nden Alexander de Haan günümüz uçaklarının ancak yüzde 10-15 daha az karbon emisyonu ve ses üreteceğini, bu rakamın ise her yıl yüzde 5 büyüyen havayolu sanayisiyle yarışamayacağını söylüyor.
Havacılık, yıllık karbondioksit emisyonunun sadece yüzde 2’sinden sorumlu fakat sanayinin çok hızlı büyümesi endişeye neden oluyor. 1999’da yapılan Hükümetlerarası Küresel Isınma Paneli raporuna göre 2050’de hava yolculuğu toplam küresel ısınmanın yüzde 5’inden sorumlu olacak.
Tahminlere göre bir yolcunun hava yolculuğu yaparak neden olduğu karbondioksit emisyonu, aynı mesafeyi arabayla gitmekle eşdeğer.
Modern uçakların çevre dostu olarak ulaşabilecekleri son noktaya geldiklerini belirten Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği’nden Andreas Handeman, köklü bir değişimin gerekli olduğunu vurguladı. Bu değişim ise yeni maddeler kullanarak ve yeni tasarımlara sahip uçaklar üretmek ya da eski modellere geri dönmek ile gerçekleşebilecek gibi görünüyor.
Ntvmsnbc
Cuma, Temmuz 27, 2007
Limewire Pro ya ücretsiz sahip olmak ister misiniz?
Youtube videoları izlerken ilginçbir video ile karşılaştım ve bu videoyu sizlerle paylaşmak istedim. Bu videoda limewire proyu nasıl ücretsiz indirebileceğiniz anlatıyor. Ben denedim sorunsuz bir şekilde indi.
Denemekten zarar gelmez ...
Gönderen Crespo467 0 yorum
Başlıklar: Programs-Software, Teknoloji, Ücretsiz
Perşembe, Temmuz 26, 2007
En Net Güneş Fotoğrafı Çekildi
Tam bir daire şeklinde turuncu renkteki bir ışık topunu andıran güneşi izlemeye koyulan bilim adamları yüzeyinde neredeyse hiç patlama hareketi görünmeyen güneşin en durgun dönemini yaşadığını belirtti.
Bu dönemde güneşin, gaz fırtınaları yaşadığı zamana göre çok daha sakin olduğunun altını çizen bilim adamları Soho’nun elde ettiği bu görüntüde de üzerinde hiçbir fırtına ya da dalgalanma olmayan güneşin adeta kusursuz göründüğüne dikkat çekti.
İşte o kare
Google Analytics Artık Türkçe
Google Analytics'in Türkçe sürümü kullanıcılara e-posta yolu ile raporlama, kişiye özel denetim masaları oluşturma, geliştirilmiş harita gösterimleri ve önemli bilgilere daha kolay erişim imkanı sağlıyor.
Kullanıcılar internet sitesi yönetimi ve Google AdWords kampanyaları hakkında değerlendirmeler yaparak stratejilerine yön verebiliyor.
Google Mühendislik Bölümü Direktörü Paul Muret, "Google Analytics'in Türkçe sürümü reklamcılara ve internet sitesi sahiplerine müşterilerinin ihtiyaçlarını daha iyi kavrama imkanı sağlayacak, dolayısıyla reklamcıların yatırımları üzerindeki geri dönüşü artırarak, bir yandan da tüketicilerin e-ticaret tecrübesini geliştirecek" dedi.
Google Analytics, geliştirilmiş metrikler kullanarak veri ve istatistikleri sade bir dille özetliyor.
Program araçları arasında, bilgileri kilit performans özet göstergelerine süzgeçleyen ve kullanıcı ayrıntılarını vurgulayan skor kartları ve özet metinler bulunuyor.
Google Analytics özellikleri:
Kullanıcıların yeni kararlar almalarına ve keşfetmelerine imkan veren e-posta raporları ve geliştirilmiş grafik netliği
Doğru bilginin doğru kişiye doğru zamanda ulaşmasını sağlama amaçlı, kişiye özelleştirilebilir denetim panelleri
Kullanıcıların internet sitelerini geliştirmelerine imkan veren sade bir dille yazılmış veri tanımları
Google Analytics hakkında daha fazla bilgi veya programa başlamak için http://www.google.com/analytics/ adresinden bilgi alınabilir.
Cumartesi, Temmuz 21, 2007
Xerox'tan ''Floresan yazı'' teknolojisi
Xerox'un geliştirdiği ''floresan yazı'' teknolojisi, banknotlar üzerinde kalpazanlara karşı alınan güvenlik önlemlerinin benzerlerinin, belge sahteciliğini önlemek üzere her türlü evrak ve doküman üzerinde kolayca uygulanabilmesini sağlayacak.
Xerox'tan yapılan yazılı açıklamaya göre firma, belge ve doküman sahteciliğine karşı caydırıcı nitelikte yeni bir teknoloji geliştirdi.Xerox, banknot, çek gibi değerli kağıtların baskısında ihtiyaç duyulan floresan mürekkebini kullanmadan, gene ultraviyole ışık altında görünebilecek gizli harf, rakam ve simgelerin basılmasını sağlayan ''floresan yazı'' adı verilen bir buluş gerçekleştirdi.
Bu buluşla artık diploma, rapor, banka çeki, kimlik kartları gibi belgeler, kağıt paralarda bulunan yüksek güvenlik standartlarıyla, dijital yazıcılarda basılabilecek.Xerox'un ''floresan yazı'' adını verdiği buluşu, ''Xerox FreeFlow'' Değişken Veri Çözümü 5.0 adlı yazılımı ile ticari olarak kişi ve
kuruluşların kullanımına sunuldu.
GÖZLE GÖRÜLMEYEN GÜVENLİK KODLAMALARI
Xerox'un patentini aldığı teknoloji Xerox'un Keşif ve Teknoloji
Grubu'ndan Reiner Eschbach tarafından geliştirildi.''Floresan yazı'' teknolojisi, önemli belge ve dokümanların gözle görülemeyen yazı, işaret veya kodlamalarla basılmasını sağlarken, böylece, ultraviyole ışıkta görülebilen önceden belirlenen kişi veya kuruma özel simge ve kodlamalara bakılarak, o belgenin sahte olup olmadığı kolaylıkla tespit edilebildiği kaydedildi.
Xerox'lu bilim adamları, mevcut tonerlerle kağıt üzerinde gözle görülemeyen kodlamalar yapılıp yapılamayacağını ortaya çıkarmak için bu
araştırmaya başladı ve araştırmaları esnasında, kağıt üreticilerinin
kağıdın daha beyaz görünmesi için üzerine parlatıcı floresan bileşikler
yerleştirdiklerini öğrendiler.
Reiner Eschbach ve çalışma arkadaşları, kağıt üzerinde bulunan floresan
parçalarının içine gizli güvenlik simgeleri yerleştirebileceklerini düşünerek, ultraviyole ışığa tutulduğunda kağıdın floresan kısımlarının ortaya çıkmasını sağlayan kuru toner kombinasyonları keşfetti.
Keşfedilen bu özel toner kombinasyonu ile, floresan harfler ve rakamlar
yazmak için kontrastlığı kullanan ve sadece ultraviyole ışıkta görülebilen bir yazı teknolojisi geliştirilmiş oldu.
Halihazırda para ve banka çeki gibi güvenlik önlemli kağıtlar, floresan
mürekkep kullanılarak, pahalı ve mevcut baskının üzerine ekstra bir kaç
işlem yapmayı gerektiren, zahmetli bir operasyonla basılabiliyor.
Xerox'un floresan yazı buluşu, özel bir mürekkep veya toner kullanmadan,
ekstra işlemler yapmadan, önemli belge ve dokümanların gözle görülemeyen güvenlik kodlamalarıyla birlikte basılmasını sağlıyor.
BULUŞ, SAHTE BELGELERİN BASILMASINI ZORLAŞTIRACAK
Açıklamada, buluşu ile ilgili değerlendirmede bulunan Reiner Eschbach,
''Geliştirdiğimiz teknolojide insanları şaşkınlığa uğratan en önemli şeyin floresan mürekkep kullanmadan, dijital bir yazıcının floresan yazı basmasını gerçekleştirmek oldu. Bunun anlamı dört renkli dijital yazıcılarla, dokümanların kişiye ve kuruma özel floresan tanımlamalarla
eş zamanlı basılabilecek olmasıdır'' dedi.
Xerox'un bu buluşu, özellikle şirket rapor ve belgelerinin, finans kuruluşları, kamu kurumları, okullar ve üniversiteler tarafından verilen
değerli kağıt ve belgelerin sahtelerinin basılmasını daha da zorlaştırması açısından önem taşıyor.
Xerox'un geliştirmiş olduğu floresan baskı teknolojisi, öncelikle kurumsal kullanıma yönelik yüksek kapasiteli renkli dijital baskı sistemleri üzerinde çalışacak ve teknoloji renkli Xerox baskı cihazlarında da kullanılabilecek.
Kaynak
Perşembe, Temmuz 19, 2007
iPhone'a şikayetler gecikmedi
| Büyük bir hevesle iPhone'larına kavuşan insanlar cihazda sorunlarla karşılaşmaya başladılar |
Piyasaya çıkmasının üzerinden henüz sadece bir kaç gün geçmesine rağmen iPhone hakkında bazı kullanıcılardan şikayetler duyulmaya başlandı. Şikayetlerin en yoğun olduğu konu ise telefononun düşük ses seviyesi. Kullanıcılar, konuşma sesinin oldukça düşük olduğundan şikayetçiler. Başka bir şikayet konusu ise, 8 saat konuşma, 24 saat müzik çalma, 7 saat video oynatma ve 6 saat internette dolaşma süresi sunduğu iddia edilen pilin iddia edildiği kadar uzun ömürlü olmaması. Ayrıca, ekran donmasından şikayet edenler de bulunuyor.
Bu şikayetlerin iPhone kullanıcılarının büyük çoğunluğu tarafından dile getirildiğini söylemek haksızlık olur. iPhone kullanıcılarının hatırı sayılır bir kısmı telefonlarının son derece düzgün çalıştığını ve memnun olduklarını söylüyorlar.
Kaynak
Yeni ve tehlikeli virüs Virus.Win32.Gpcode.ai
Bu özet kullanılabilir değil. Yayını görüntülemek için lütfen burayı tıklayın.
Google telif hakları ile ilgili bir davada yine gülen taraf oldu
Yüksek mahkemeye yapılan başvuru sonrasında mahkeme, bir alt mahkemede kabul edilmeyen davada Google'u haklı buldu. Davacı Gordon Roy Parker isimli bir yazar, Google'un Usenet mesajlarının telif haklarını ödemeden arama sonuçlarında göstermesinin, yasaları çiğnemek olduğunu belirtti.
Pensilvanya yerel mahkemesinde 1 yıl önce açılan davada mahkeme, davayı bir üst mahkemeye taşımıştı. Geçtiğimiz hafta ise üst mahkemenin verdiği karar herkesin beklediği karardı. Google'un Usenet mesajlarında bir usulsuzluk yapmadığı, sonuçların otomatik olarak görüntülendiği, istenirse karşı tarafın bunu engelleyebileceği açıklandı.
Google her zamanki soğukkanlılığı ile yine bir başka davadan güler yüzle ayrıldı. Dünyanın en büyük şirketlerinden biri olmak kolay değil elbet.
Kaynak
Google mobil aramada çuvalladı mı?
| Söylentilere göre Google cep telefonu içeriği aramalarını iyileştirmekle uğraşıyor ama... | ||
Tüketicilere yardım etmek amacıyla mobil içeriğe yönelik arama hizmeti üzerine çalışmalarda bulunan Google bu kez zorlandı. Melodiler, oyunlar ve diğer ücretli mobil içeriğin sonuçlarını ekranda listeletmeyi planlayan Google'ın yeni projesinin iyi gitmediğine dair söylentiler dolanıyor. The Wall Street Journal'ın haberine göre Google zor da olsa mobil arama üzerine çalışıyor.
Haberde proje süresince pek çok zorlukla karşılaşıldığı belirtilirken gecikmelerin teknik aksaklıklardan meydana geldiğine de dikkat çekiliyor. Bunların arasında ilk sırayı ise mobil içeriğe sahip internet sitelerin birbirine çapraz linklerle bağlanmıyor olması geliyor. Bu da arama motorlarının işini zorlaştırıyor.
Bir diğer cevaplanamayan soru da mobil internetin masaüstünde kullandığımız internet kadar yaygın ve gelişmiş hale gelip gelmeyeceği. Halen desteklenmeyen teknolojiler yüzünden mobil dünya üzerindeki arama işlemleri için çalışmalar ağır ilerliyor. Bu da gecikmelere yol açıyor. Yeni servisin ne zaman hizmete gireceği ise belirsizliğini koruyor.
Peki sizce Google mobil web üzerine bir çözüm üretebilir mi? Ya da bu durum diğer web şirketleri için rekabet açısından bir fırsat olabilir mi?
Kaynak
Çarşamba, Temmuz 11, 2007
YAHOO, SPOR MEDYA SİTESİ RIVALS.COM'U SATIN ALDI
Merkezi Sunnyvale, California'da bulunan internet firması Yahoo, lise ve üniversite okul takımları taraftarlarının internet sitesi olarak bilinen Rivals.com'ı satın aldı. Antlaşmanın ayrıntıları ile ilgili bilgi verilmedi.
Rivals.com'ın 180 binden fazla abonesi olduğu tahmin ediliyor. Yahoo Sports altında ayrı bir birim olarak internetteki hayatına devam edecek olan Rivals.com adresini ayda 2,29 milyon kişi ziyaret ediyor. Yahoo'nun spor bölümünün aylık ziyaretçisi ise 15,1 milyon kişi.
1996 yılında kurulan spor sitesinin 8 yatırımcısı bulunuyordu. Aylık abonelik ücreti 10 dolar ve yıllık 100 dolardan az olan Rivals.com firma çalışanları Yahoo'da iş hayatlarına devam etmesi bekleniyor.
En büyük internet şirketlerinden biri olan Yahoo'da, hafta başında CEO değişikliği yaşanmış ve son 6 yıldır görevde bulunan Terry Semel yerine kuruculardan Jerry Yang gelmişti.
Myspace YouTube'a meydan okuyor
İnternetin en büyük sosyal iletişim sayfası Myspace, YouTube'a meydana okuyacak hatta tahtından indirecek bir video izleme sitesi kurduğunu duyurdu. Hâlihazırda amatör ve ev yapımı videoların veya haber programları ile "webisodes" olarak bilinen seri halindeki video şovları gibi profesyonel yapımların bulunduğu bir platform olma özelliğine de sahip olan MySpace, henüz test aşamasında olan sitede kişisel video ve televizyon şovlarına ağırlık verecek.
MySpace Başkan Yardımcısı Jeff Berman, San Francisco'da yaptığı açıklamada sitenin "Tıpkı NBC ve Fox gibi çalışacağını" söyledi. İnternet kullanıcılarının iletişim kurmak için videoyu yolunu kullanmalarında büyük bir patlama meydana geldiğini kaydeden MySpace Başkan Yardımcısı, beta olarak hizmete başlayan video sitesinin başlangıçtan itibaren de 7 farklı dilde yayın yaptığını kaydetti.
Sitenin kurucuları, Amerika'da en fazla ziyaret edilen site ve dünyanın en popüler sosyal iletişim ağı olan MySpace'in bu başarısını katlamayı umuyor. Site, genellikle genç kullanıcıların kendi düzenledikleri sayfalarda fotoğraf, günlük, video ve müzik paylaşımı yaptıkları bir forum olarak çalışıyor.
MySpace, bu siteyle aynı zamanda video paylaşım dünyasının yüzde 70'ini elinde bulundurarak tartışmasız kralı olan YouTube'a meydana okumaya çalışacak. Medya istatistiklerine göre MySpace.com'da video yayınlanmaya başladığı şubat ayından bu yana YouTube'un istatistiklerini düşüş yaşanmıştı.
MySpace'in video izleme sitesi, www.myspacetv.com adresinden ziyaret edilebilir.
(CHA)
Google, Skype'ye rakip oluyor
İnternet arama motoru devi Google şirketi, merkezi California'da bulunan internet telefon servisi şirketi GrandCentral Communications'i satın aldı.
GrandCentral 2005 yılında Yahoo'ya satılan Dialpad Communications'da yöneticilik yapan Craig Walker ve Vincent Paquet tarafından kurulmuştu.
2006 yılında faaliyetlerine başlayan firma, ev, iş ve cep telefonlarını tek bir telefon numarası altında birleştiriyor ve tüm hatlara gelen ses mesajlarına da internet ya da telefon yoluyla ulaşımı sağlıyor.
Google'ın bünyesine kattığı bu yeni şirket sayesinde geliştireceği servis ağıyla Skype ve benzeri VOIP servisi veren şirketlerle rekabete başlayacağı tahmin ediliyor. GrandCentral servisinden yararlanan kullanıcılar, Google ile yapılan bu yeni antlaşmadan zarar görmeyecekler ve aynı şekilde hizmet almaya devam edecekler.
Google, geçtiğimiz yıl YouTube'u 1,65 milyar, DoubleClick'i ise 3,1 milyar dolara satın almıştı. GrandCentral ile yapılan antlaşmanın ayrıntıları ise açıklanmadı.
(CHA)
Alıntıdır...
Cuma, Haziran 22, 2007
Süper bilgisayar Deep Blue 10 yaşında
İSTANBUL - IBM’den yapılan açıklamaya göre, 32 işlemcisi ve saniyede 200 milyon satranç hamlesini hesaplayabilen kapasitesiyle bir çağı başlatan Deep Blue, günümüzün gelişmiş bilgisayarı Blue Gene’nin atası sayılıyor.
Blue Gene, 131 bin işlemcisi ve saniyede 280 trilyonluk işlem kapasitesiyle halen “dünyanın en hızlı bilgisayarı” unvanını koruyor.
Blue Gene, kişiye özel gen bazlı ilaç üretiminden iklim değişikliklerinin sebeplerinin anlaşılmasına kadar pek çok bilimsel araştırmada bilim adamlarına hizmet verirken, süper bilgisayarlar ticari ürün geliştirilmesinde de büyük rol oynuyor. Çamaşır makinelerinden patates cipslerine kadar birçok ürün, süper bilgisayarlar tarafından ince ayrıntılarına kadar tasarlanabiliyor.
IBM’nin açıklamasında, dünyanın en hızlı bilgisayarlarını belirleyen Top 500 listesine göre, ilk 500’e giren makinelerin 237 tanesinin IBM’in olduğu belirtilirken, listede sadece Blue Gene mimarisinde çalışan süper bilgisayarların sayısının ise 28 olduğu kaydedildi.
IBM’nin Blue Gene isimli bilgisayarının, kullanıcılarına aynı anda en yüksek hızda çalışan 64 bin dizüstü bilgisayara eşit bir performans sunduğu, sistemin 1saniye içinde sunduğu işlem kapasitesinin, tek bir hesap makinesinin hiç durmadan 177 bin yıl süreyle çalışmasına bedel olduğu belirtiliyor.
Perşembe, Haziran 21, 2007
Dünyanın en pahalı otomobili

Dünyanın en pahalı arabası, 1 milyon 192 bin 57 dolar fiyatla Volkswagen’in üretittiği Bugatti Veyron.
THE MOST EXPENSIVE CAR IN THE WORLD. - video powered by Metacafe
Çarşamba, Haziran 13, 2007
Cumartesi, Haziran 09, 2007
Düğün fotoğrafçısının dokuz altın kuralı

Havaların ısınması ile eşzamanlı ısınan kalplerin, evlilik hazırlığına başladığı bu günlerde, düğün telaşı birçok ailenin gündemini oluşturuyor. Ön hazırlıkların tamamlanması ile bir nebze rahatlayan yeni evlenecek çiftler, artık çoğu için evlilik yolundaki son düzlük olarak görülen düğünü de sorunsuz ve sıkıntısız bir şekilde aradan çıkarmanın planını yapıyor.
Neşe ve hüzünün aynı anda yaşandığı düğünler, iki kişi ile başlatılan yeni bir hayatın en önemli anların yaşandığı olayların başında geliyor. Hal böyle olunca, kısa bir zaman diliminde yaşanan bu anları kalıcı kılmak gerekiyor. Bu anları resmetmesi için fotoğraf ya da video çekimi gerçekleştirecek profeyoneller ile anlaşılsa da, bu mutlu törenin yolunu tutanlar arasında eline kamera alan eş, dost ve akrabalar da bulunuyor.
Evlenecek olan çifti ve yaşayışını çok daha yakından bilen bu insanlar, profesyonellerin tek düze çektiği resimlerin dışında, içinde hikayesi olan resimler çekmeye çaba gösteriyorlar.
Gösterilen bu çaba hoş olsa da, bu tarz fotoğrafçılığın bazı genel noktaları konusunda eksik kalabiliyorlar. Biz ise bu çalışmada, fotoğraçılığa meraklı olup, en sevdiği arkadaşını ya da tanıdığını hayatının en mutlu gününde, hikayesi olan resimler ile görüntülemek isteyenler için genel ve özel dokuz ipucu sunuyoruz.
1. FOTOĞRAF MAKİNENİZ SÜREKLİ YANINIZDA OLSUN: Fotoğraf makinesinin devamlı yanınızda olması, sizi fotoğraf çekerken görenlerin daha rahat davranmasını sağlayacaktır. Fotoğraf çekmeyi alışkanlık haline getirmiş bir kişi fotoğraf çekerken, fotoğrafı çekilenlerin genellikle küçük bir gülümseme ile yetinip, çok fazla hazırlık yapmaması, fotoğrafı çekene olan güvenden kaynaklanır. Bu yüzden çekimlerinizde daha doğal tebessümler yakalamak istiyorsanız, makinenizi ayrılmaz bir parçanız olarak göstermek yarar sağlaycaktır.
2. ZOOM ÖZELLİĞİNİ KULLANIN: Fotoğrafı çekilen kişilerin görüş alanından ne kadar uzakta bulunulursa, kişiler o kadar daha doğal resmedilir. Fotoğraf makinenisinin optik zoom'u ya da sonradan eklenen uzun bir objektif kullanılarak, kişilere çok yaklaşmadan çekim yapılabilir. Bu şekilde çekilen resimlerde; resmi çekilen kişi sizi farketmeyeceği için daha rahat ve doğal davranacaktır. Kişilerin daha doğal davranmasının sağlandığı bu durumda yapılan yakın çekimde, o ana ait tüm samimiyet ve detaylar daha kolay yakalanır.
3. FLAŞ KULLANMAYIN: Flaş kullanmak, karşıdaki kişiye resminin çekildiğini farkettiren en açık işarettir. Eğer resimlerin doğallığı korunmak isteniyorsa, bir anı doğallıktan zorlamaya doğru yola çıkaran flaş trenine binilmemelidir. Işığın az olduğu ortamlarda da yine flaş kullanmak yerine ISO değerini artırıp, hızlı bir mercek kullanarak ve diyafram açıklığı artırılarak bu durumun üstesinden gelinmelidir. Tabi, eğer makinede 'doğal ışık modu' bulunuyorsa, bu özelliği kullanmak da fayda sağlayacaktır.
4. FAZLA FAZLA ÇEKİN: Tek poz ile mükemmel resmi yakalamak, lotoda büyük ikramiye olmasa da, orta düzey bir ikramiye tutturmak kadar zordur. Öyle ki; eğer bu çaba hareket halindeki ya da habersiz kişilerin resmi için gösteriliyor ise bu olasılık daha da zorlaşır. Bu yüzden tek çekimle en güzel resmi yakalamak yerine, olasılıkları artırmak daha mantıklı bir tercihtir. Ardarda çekim özelliği kullanarak çekilen resimler arasında daha sonra ayıklama işlemi gerçekleştirirken hiç beklenmeyen ve doğallığın ötesinde resimler ile karşılaşmak o kadar zor değil. Tabi, bu noktada makinanızın bellek miktarı ile mükemmel resme ulaşma arzusu arasındaki dengeyi kurmak size kalıyor.
5. BULUNDUĞUNUZ KONUM ÖNEMLİ: En güzel anları yakalamak için konumlanmışsanız ve özellikle de makinanız için üçayak (tripod) kullanıyorsanız, devamlı önünüzden gelip geçenleri kontrol etmek, onları uyarmak eziyet verici bir durum olur. Özellikle de ana kişileri çekerken araya giren kafalar daha sonra düzeltilmek üzere çokça vaktinizi harcamanız anlamına gelecektir. Işığın gelme açısı, resmi çekilecek kişilerin ne şekilde duracağı ya da görüş açısını engelleyen nesnelerin özellikle kalabalık kutlamaların gerçekleştiği yerlerde nereye konacağının önceden tahmin edilmesi ve ona göre konumlandırmanın yapılması da önem taşıyor. Bu şekilde sık sık yer değiştirmek zorunda kalmadan resim çekme şansınına sahip olunur. Bu durum, resimlerin daha sonra bir bütünlük içinde sergilenebilmesini sağlar.
6. KARŞIDAKİ KİŞİ, BAŞKA ŞEYLE İLGİLENİRKEN DEKLANŞÖRE BASIN: Herhangi birşey ile ilgilenen kişilerin resimleri, hiçbir şey yapmadan duran kişilerinkine göre çok daha gerçekçi ve ilginç olmaya yakındır. Bu, hem resmi çekilen kişinin ilgisinin başka yerde olması ve bu yüzden objektife dikkat etmemesi ile hem de kişinin ilgilendiği nesnenin ya da olayın resime anlam katması ile ilgilidir. Dikkatin verildiği nesne, daha sonra resimler ile toplu gösterim yapıldığında ana hikayenin bir parçası haline gelirek, çeşitlilik de yaratacaktır. Bu yüzden, günün adamını, kadınını ya da çiftini resmederken o kişilerin başka şeylerle ilgilendikleri ve dikkatlerini sizin üzerinizden çektiklerinde deklanşöre basmaya hazır olunmalıdır.
7. KİŞİLERİ TEK TEK DEĞİL, BAŞKALARI İLE BİRLİKTE ÇEKİN: Kişileri yalnız çekmek yerine, başkaları ile birlikte ve iletişim halindeyken resmetmek fotoğraflara hareketlilik ve karşılıklı ilişkiyi taşıyacaktır. Her ne kadar resmi çekilen kişiler karşılıklı iletişim halinde olmasalar da; bu kişileri aynı kareye sığdırmak onlar arasında sanal bir hikaye yaratacağı gibi resme de derinlik katacaktır. Kalabalık çekilen resimlerin sağladığı bir diğer yarar da; resme bakıldığında yaşanan bir olay karşısında verilen farklı tepkileri aynı anda analiz etmeye olanak tanımasıdır.
8. RESİMLERE GİZLİLİK KATACAK AYRINTILARI YAKALAYIN: Resimlere, sanki bir şeyin arkasına gizlenip çekil çekilmiş hissi verecek küçük resim hileleri yapın. Her ne kadar, bir düğünde olayları en açık hali ile göstermek önemli olsa da; bu açıklığı kaybetmeden başka birinin omzunun arakasından çekilmiş olan bir resim ya da yeni evli çift evine girerken bir yaprağın resmin üst kısmında görünmesi gibi küçük ayrıntılar da resimlere toplu olarak bakıldığında hikayeyi renkli hale getirecek ayrıntılardır.
9. BAŞKA FOTOĞRAFÇIYA POZ VERENLERİ PROFİLDEN ÇEKİN: Başka fotoğrafçı resim çekerken, bir kaç adım profil hizasına kayıp, çekim yapmak mükemmele yakın görüntülere giden diğer bir yoldur. Bu tür durumlarda diğer fotoğrafçıya poz veren kişiler, sizi farketmeyecek ve size resmetmeniz için ikinci bir dünya yaratacaktır. Eğer diğer fotoğrafçı kalabık gruplar halinde resimler çekiyorsa, siz kalabalığın içinden belli kişilere odaklanıp, ikili ya da üçlü grup içinde grup yöntemini de deneyebilirsiniz.
Düğünün ya da kutlamanın tek fotoğraçısın olma durumunda kullanılabilecek diğer bir yöntem ise; grup halinde çekilen bir resim sonrası, grup dağılırken dahi çekime devam etmektir. Bu anlarda, grup resim çekme işleminin bittiğini düşünüp rahatlar ve grup elemanları birbirleri ile iletişime geçerek gülümserler. Genellikle de en samimi fotoğraflar bu anlarda yakalanır.
Haber: Emek Kaplangil
Alıntı:www.mynet.com
DDR-3'ün fiyatı, DDR-2'nin üç katı
Kingston, DDR3 bellekler konusunda fiyatlarını açıklayan ilk şirket oldu. Computex fuarında açıklanan fiyatlar, DDR2 bellek fiyatlarının neredeyse üç katına denk geliyor.
Şirket tarafından yapılan açıklamaya göre; 2 GB kapasiteli sistem belleklerin yurtdışı fiyatları, hızına göre 443 dolar ila 708 dolar arasında değişiyor. Kingston'ın 2 GB kapasiteya sahip DDR-2 sistem belleklerinin yurtdışı satış fiyatı ise ortalama 240 dolar ila 245 dolar arasındaki fiyatlara sahip.
Kingston, 1100 MHz ila 1066 MHz hızları arasında değişen yedi ürünün fiyatını belirledi. 1100 MHz hıza sahip belleklerden 2 GB kapasiteli belleğin fiyatı 518 dolar, 1 GB kapasiteli iki üründen birinin fiyatı 268 dolar diğeri 259 dolar ve 512 MB kapasiteli olanın fiyatı da 134 dolar olarak belirlendi.
1066 MHz hıza sahip ürünkategorisindeki fiyatların ise 2 GB, 1 GB ve 512 MB kapasiteli tip bellekler için sırasıyla 443 dolar, 228 dolar ve 187 dolar olduğu açıklandı.
Şirket, ayrıca 1.333 MHz hıza sahip ürün kategorisinde bulunup, overclock yapılamayan belleklerin 2 GB, 1 GB ve 512 MB'lık tipleri için de fiyat belirledi. Bu ürünler de sırasıyla 708 dolar, 373 dolar ve 187 dolar fiyata sahip olacak.
Xerox yazıcı alana yedek toner bedava
Dünyanın önde gelen teknoloji şirketlerinden Xerox, ev ve küçük ofislerdeki lazer baskı teknolojileri kullanılmasını artırmaya yönelik yeni bir kampanya düzenliyor. Siyah-beyaz fotokopi, yazıcı ve renkli tarayıcı özelliklerine sahip Xerox WorkCentre 3119’u alan tüketiciler, mevcut toner haricinde, yaklaşık 87 dolar + KDV değerinde ve 3000 sayfa kapasiteli yedek bir tonere bedava sahip olacak. Xerox satış noktalarında uygulanacak olan bu kampanya, 07-30 Haziran 2007 tarihleri arasında geçerli olacak.
Fazla yer kaplamayan bir tasarıma sahip Xerox WorkCentre 3119 ile dakikada 18 A4 sayfa çıkış alınabiliyor. İlk sayfa çıkışını 11 saniyede verebilen Xerox WorkCentre 3119, 600x600 dpi çözünürlüğünde kaliteli baskı alabiliyor. Ağırlığı 60 ile 120 gram arasındaki kağıtlara baskı alabilen Xerox WorkCentre 3119, 4800 dpi çözünürlüğünderenkli tarama yapıyor. 3119’un üzerinde yer alan PaperPort SE 10.0 yazılımı ile taranan kağıt dokümanlar Word, Excel, PDF, JPEG ve TIFF gibi formatlara dönüştürülebiliyor. Kağıt dokümanların kolayca dijital ortamda arşivlenmesini sağlayan bu özellik, bilginin kaydedilmesi ve paylaşımını kolaylaştırıyor. Ayrıca kimlik kopyalama özelliğine sahip WorkCentre 3119 ile kimlik kartı veya ehliyet gibi belgelerin her iki tarafı, sayfanın bir yüzüne tek seferde fotokopi çekilebiliyor.
N-up baskı (tek sayfaya çoklu baskı) özelliğine sahip WorkCentre 3119, toner tasarruf modu sayesinde toner kullanım ömrünü yüzde 25 uzatıyor ve baskı maliyetini en aza indiriyor. Kolay kullanılabilir Türkçe ön gösterge paneli ile hem PC hem de Macintosh ortamında çalışabilen Xerox WorkCentre 3119, yüksek hızlı USB 2.0 bağlantısını destekliyor.