Sağlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sağlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Cuma, Ağustos 17, 2007

SAĞLIĞIN SIRLARI

SAĞLIĞIN SIRLARI

1-Suyu seviniz. Güne iki bardak su içerek başlayıp, gün boyunca 2- 2,5 litre su tüketmeye çalışınız.
2-Her sebze ve meyveyi mevsiminde en az iki defa tüketiniz. Doğanın tamamını kullanmış sayılırsınız.
3-Çocuklar için sütü, büyükler için de özellikle yoğurdu her gün sofranızdan eksik etmeyiniz. Yaşamın sırlarından biri olan probiyotikleri bünyenize almış olursunuz.
4-Hasta olmasanız bile, şifalı otları/bitkileri kullanarak vücut direncinizi (immün sistemi) kuvvetli tutunuz.
5-Evinizde kurutulmuş nane, ıhlamur, adaçayı, kekik, kuşburnu, fesleğen, keten tohumu, zencefil, çörekotu, günlük, yeşil çay ile soğan ve sarımsağı her zaman bulundurunuz. Her gün bunlardan en az birini kullanmaya çalışınız ki bunlar vücudunuzun koruyucu şövalyeleridir.
6-Sarımsak, soğan, tere, maydanoz, nane, dereotu, roka, fesleğen türü yeşillikleri fazla tüketiniz. Bunlar vücudunuzun yakın korumalarıdır.
7-Salatanızı mümkün olduğu kadar çok çeşitten oluşturunuz.
8-Hazır çorbalar yerine kendi yaptığınız çorbaları tercih ediniz. Gıdanın en doğalını elde etmiş olursunuz.
9-Kış için ev yapımı domates salçasını tercih ediniz. Domates tanrının bize armağanı harika bir antioksidandı r.
10-Katkı maddeleri içeren gıdaları, mevsim dışı sebze ve meyveleri fazla tüketmeyiniz. Bünyenizi fazla dinamitlememiş olursunuz.
11-Yılda dört kez, on beş gün hiç et tüketilmemesi yararlıdır.
12-Günlük 3-4 adet badem, ceviz ve fındık almanız sizi her daim kuvvetli kılar,
13-Haftada en az 2 kez bakliyat ve balık tüketmeğe çalışınız.
14-Sıcak yemekler için toprak, çelik ve cam kapları tercih ediniz.
15-Kış aylarında tulum peyniri, portakal, limon, greyfurt, mandalina ve kuşburnu tüketimini artırınız.
16-Kışın dışarıda işleriniz yoğun ise; güne pekmez içerek başlayınız. Bu uygulama vücudunuzun antifrizidir.
17-Zihinsel çalışıyorsanız kuru üzüm yiyiniz. Beyniniz enerjisiz kalmasın.
18-Ekmek tercihinizi kepekliden yana kullanınız. Bağırsaklar kepekli tam posalarla tanışsın.
19-Her sabah 20 dakika derin nefes alıp verme çalışması yapılması, her nefes alımlarında 4-5 saniye nefesin içimizde tutulması çok yararlıdır. Doğru nefes aldığın kadar hafiflersin.
20-Sabahları ofis ve evinizi 5 dakika tam havalandırarak maksimum düzeyde oksijen, günlük 30 dakika tempolu yürümekle de tüm organlarınızı kazanırsınız.
21-Gülmeyi hiç ertelemeyiniz. Ruhunuzun en iyi ilaçlarındandır.
22-Gece uyku ortamının karanlık olması, yorgunluk durumlarında ise öğleyin kısa süreli uykular iyidir. Vücudumuzdaki pek çok restorasyon işlemi gece, kısa süreli uykularda da günlük tamiratlar yapılmaktadır.
23-Fırsat buldukça toprağa çıplak ayakla basınız. Tüm olumsuzlukları nız toprağa geçer.
24-Her gün 5 dakika gözlerinizi kapatıp hiçbir şey düşünmemeyi öğreniniz. Bu sizin yeniden doğumunuz gibidir.
25-Yaşamınız boyunca, vücudunuzu çok kötü üşütmemeye çalışınız.
26-Kahvaltı masanızda balı her daim bulundurunuz. Bin bir çiçeğin özütüdür o.
27-Yağ tercihinizi genelde zeytinyağından tarafa kullanınız. Vücudunuz hep bunu bekler.
28-Kahvaltının mutlaka tam yapılması, öğle öğününün orta, akşam öğününün de hafif alınması her daim iyidir.
29-Tuz ve şekeri bünyenize ölçülü alınız. Bunların azı karar fazlası hep zarardır.
30-Margarinleri fazla kullanmamak cildinize, kalbinize ve damarlarınıza verdiğiniz en büyük ödüldür.
31-Günlük bir elma ve bir havucun bünyenizde harikalar yarattığını unutmayınız.

Cuma, Temmuz 27, 2007

Yaşam boyu sağlıklı dişler!

Sağlıklı dişler için uyumadan önce dişlerin fırçalanması ve yatıncaya kadar başka hiçbir şey yenilmemesi büyük önem taşıyor.

Diş Dostu Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Oktay doğal dişlerin uzun süre dayanmasında ağız ve diş bakımının öneminin çok büyük olduğunu belirtti.

Diş ve diş eti hastalıklarının Türkiye'de ve dünyada en önemli sağlık sorunları arasında olduğunu ifade eden Dülger, ancak hayatı doğrudan tehdit etmediği için bu konuya gereken önemin verilmediğini söyledi.

Diş bakımının yapılması halinde 70-80 yaşında bile bir elmayı ısırarak yemenin mümkün olduğunu belirten Dülger, şöyle konuştu:

"Sıklıkla (diş bakımı yapmak için günün en önemli saati ne zamandır?) şeklinde bir soruyla karşılaşıyoruz. Uykudan önce dişlerin fırçalanması çok önemlidir. Ağız ve diş bakımının ardından yatıncaya dek başka hiçbir şey yenilmemesi de aynı şekilde önem taşır. Gece uykuda yutkunma sayısı ve tükürük salgısı azalır. Fizyolojik doğal temizlik de ortadan kalkar.

Özellikle ağzı açık uyunması ile tükürüğün koruyucu etkisi tamamen ortadan kalkar. Hem diş hem diş eti hastalıkları hızla yayılır. Bunu engellemek için de çeşitli ağız kuruluğu ürünleri mevcuttur. Bunlar diş macunu, ağız gargarası ve jeli şeklindeki ürünlerdir.

Burnunda deviasyon veya sinüzit nedeniyle tıkanması olanlar, ağız kuruluğunu daha yoğun yaşadıklarından, bu kişilerde diş eti hastalıkları daha fazla görülür. Bununla birlikte diş çürükleri artar. Yine şeker hastalarında da uyku sırasında bu risk artar."

Gece en ideal diş bakımının 3 dakikada yapılabileceğini belirten Dülger, 2 dakika süren diş fırçalamanın ardından 1 dakika süreyle diş ipi kullanarak dişlerin arasının temizlemesinin genellikle yeterli olduğunu sözlerine ekledi.

Beslenmenize göre diş bakımı

Sağlıklı dişler için günde üç defa diş fırçalamak her zaman yeterli değil. Bunun dışında ekstra bakım gerektiren durumlar da bulunuyor.

Çikolata, cips, bisküvi, gofret, mısır, simit, kek gibi atıştırmaya yönelik gıdaların çürük oluşumunu artırdığı ve bu tür gıdalar tüketildikten sonra ekstra ağız ve diş bakımı yapılması gerektiği bildirildi.

Diş Dostu Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Diş Hekimi Oktay Dülger, diş çürüğünün, doğru beslenme, doğru diş fırçalama ve düzenli diş hekimi kontrolüyle önlenebilen bir hastalık olduğunu söyledi.

Uzmanlar tarafından yapılan araştırmaların yalnızca günde üç defa diş fırçalamanın, diş çürüklerini önlemede yeterli olmadığını gösterdiğini ifade eden Dülger, sağlıklı dişler için ekstra bakım gerektiren durumlar bulunduğunu belirtti.

Öğünler arasında yenilen şekerli ve nişastalı gıdaların diş ve dişeti hastalıklarına yol açtığını belirten Dülger, şöyle devam etti:

"Çikolata, cips, bisküvi, gofret, mısır, simit, kek gibi atıştırmaya yönelik tüm gıdalar, çürük oluşumunu artırıyor. Bunları tükettikten sonra ekstra ağız ve diş bakımı yapılmalı. Nişasta ağız içinde şeker haline gelir, şeker ise diş yüzeylerinde çürük yapan asite dönüşerek diş dokularını eritir. 15 dakikada gözle görülür şekilde çürük oluşabiliyor.

Nişastalı, şekerli gıdalardan hayat boyu uzak durmak mümkün değil. Bu nedenle diş bakımını yeme düzenine göre yapmalıyız. İsviçre, çikolatanın en fazla tüketildiği ülkelerden biri olmasına rağmen, koruyucu diş hekimliğinde gelişmiş bir ülke olması nedeniyle diş çürüğü oranının da oldukça düşük olduğu bir ülkedir."

Zayıflatan 10 yaz yiyeceği !

Zayıflatan 10 yaz yiyeceği !

Bu yaz zayıflayanlar kervanına katılmak istiyorsanız, size yardımcı olacak öneriler burada.

1. Salatalık
Düşük kalori ve yüksek su içeren salatalık, formda kalmanızı ve zayıflamanızı sağlar. Sadace bir salatalıkta sadece 45 kalori vardır.
2. Kırmızı üzüm
Bir kasede ortalama 80 kalori içerir, soğuk üzüm tatlı isteğinizi karşılayan mükemmel bir seçenek olabilir.
3. Yaz salatasıAğırlıklı olarak düşük kalorili yaz sebzeleri içeren yaz salataları, kalori bakımından oldukça düşük ancak doyurucu ve zayıflatıcıdır.
4. Soğuk filtre kahve
Cafein sizi canlandırır.. Kaymaksız süt eklenmiş filtre kahve, kan şekeri seviyenizin normal kalmasına ve metabolizmanızın çalışmaya devam etmesine yardımcı olur.
5. Izgarada pişirilmiş sebzeler..
Mantar, soğan, dolmalık biberler, kabak, patlıcan, kuş konmaz gibi sebzeleri ızgarada pişirin. Hem hazırlaması kolay hem de düşük kalorilidir.. Zeyinyağı ile hafifçe yağladığınız sebzeler, tuz eklenerek yenilebilir.
6. Yağsız patlamış mısır
Mısır yağda yapıldığında kilo almanıza neden olabilir. Ancak bir kase yağsız patlamış mısırda sadece 30 kalori ve 2 gr lif bulunur. Bunu yiyerek de zayıf kalabilirsiniz.
7. Yağsız çeşnili yoğurt
Serinlemenin en doğal yolu yoğurt aynı zamanda zayıflamanıza da yardımcı oluyor. Yağsız yoğurdun içerdiği karbonhidrat ve protein uzun süre tok hissetmenizi sağlar.
8. Şekersiz buzlu çay
İlk başta ´şekersiz´ tanımlaması size hoş gözükmeyebilir. Kalorisiz doğal içecek buzlu çayınıza taze meyve dilimleri ekleyerek içeceğinizi tatlandırabilir, gecenizi serinletebilirsiniz.
9. Karpuz
Bol bol karpuz yiyin.. Su ve C vitamini bakımından zengin olan karpuzun bir kasesi veya suyu sadece 80 kaloridir.
10. Çorba
Midenizi yeni yapılmış ve biraz soğumaya bırakılmış domates çorbası ile doldurun. Bir kase çorba sadece 50 ila 100 kalori arasındadır..

Banyo keyfi yapmanın püf noktaları...

Banyo deyince su, su deyince de akla sağlık gelir… Ancak tüm haftasonunu banyo keyfi yaparak geçirmek yararlı olmayabilir. Çünkü çok fazla suda kalmak vücudun buruş buruş olmasına ve kurumasına neden olur. Bunun için akşamları kendinize biraz zaman ayırsanız yeter… Biraz yalnız kalıp, sıcak suyla dolu küvetin içinde yatmak ve bu sayede gevşeyip stresli günü geride bırakmak…

Sıcaklık çoğu zaman stres ve rahatsızlıkların giderilmesi için en iyi ilaçtır. Bu nedenle kokulu bir banyo ile dinlendirici veya uyarıcı bir etki alabilirsiniz. Özellikle içinde ezoterik yağlar barındıran gül, yasemin, lavanta, mandarin, limon veya papatya kokuları vücudun ve ruhun gevşemesini sağlar.
Sağlık su olmadan olur mu? Olmaz. Kafanızdakilerden kurtulmak ve günün yorgunluğunu atmak için en güzeli zevkli bir banyo keyfi yapmaktır. Kendinize bir banyo programı yapın ve banyonuzu bir keyif vahasına dönüştürün! Kokulu mumlar, tütsü çubukları, güzel bir müzik ve bir fincan sıcacık çay. Banyo yapmak keyifli bir iştir. Sadece su ve sabun değildir. Bu yüzden banyo önerilerimize kulak verin…
Doğru banyo yapmak…
Küvete koyacağınız su ne çok sıcak ne çok soğuk olmalı – 37 derece ısıdaki su tam kıvamıdır. Su çok sıcak olduğu takdirde vücut dolaşımı ağırlaşıp yavaşlar ve dokular yorulur.
20 dakika küvette suyun içinde kalmak yeterlidir. Bu süreden daha fazla suda kalmak, vücudun buruş buruş olmasına ve kurumasına neden olur.
En iyi banyo zamanı; öğlen 15 ile akşam 21 saatleri arasındadır. Bu sayede bedenimiz daha iyi çalışır.
Banyo sonrasında kendinizi enerjik hissetseniz de, hemen giyinip işlere koyulmayın. Bornozunuza sarınıp biraz yatağınızda veya koltuğunuzda uzanın ve suyun yavaş yavaş geçen sıcak etkisini hissedin.
Küçük banyo sözlüğü
Süt banyosu? Banyo jeli? Yoksa köpük yapan banyo tabletlerini mi tercih edersiniz? Hangisi daha iyi? Hem aradaki fark nedir? Sizin için küçük bir banyo sözlüğü oluşturduk. Böylece hem öğrenecek hem de hoşunuza gideni seçebileceksiniz…
Yağ banyosu: pürüzsüz tenlerin favori banyosudur. Özellikle de okşanmayı sevenlere… Bu banyonun ardından vücut bir yağ tabakasıyla sarılır. Böylece vücut nem oranını daha uzun süre dengeleyebilir. Özellikle çok kuru ciltler için idealdir.
Banyo jeli: banyo jeli, banyoyu kremli köpüklü bir bakım macerasına dönüştürür. İçindeki malzemeye göre de stres giderici, gevşetici, uyarıcı veya dokuları sıkılaştırıcı bir etki gösterir.
Banyo tabletleri: iç gıdıklayıcı bir etkisi vardır! Bu tabletler suya kaynayan bir hava vererek fokur fokurmuş gibi gösterirler. Sırtınıza bir tablet yerleştirin ve üzerine yatıp, derin nefes alın. Oluşan fokurtular bir masaj etkisi gösterecek ve sizi rahatlatacaktır.
Banyo tuzu: bu tuzlar köpük oluşturmazlar. Tuz kristalleri suda çözülmeye başlayınca ciltte hafif yanmalar meydana gelebilir.Hatta bu kişinin sızlanmasına da neden olabilir. Banyo tuzlarının değişik kokulu türleri vardır.

Süt banyosu: Kleopatranın her zaman sır gibi tutulan güzellik banyosudur. Sütteki yağ ve protein miktarı ciltte düzleştirici ve dinlendirici bir etkiye neden olur. Ya hazır süt banyosu ürünlerinden satın alacaksınız, ya da sıcak su ile dolu küvete taze süt ve biraz bal döküp karıştıracaksınız. Özellikle duyarlı ve kuru ciltler için idealdir.

Köpük banyosu: kalitesine bağlı olarak cildi kurutabilir, bu nedenle daha çok yağlı ciltler için uygundur. Yüksek kalitedeki köpük banyoları küvetten taşabilen oldukça büyük köpük dağları oluşturmak yerine, suyu hafifçe köpürtüp vücudu dinlendirirler.

Perşembe, Haziran 21, 2007

Yaz Sıcaklarından Kurtulmak için ne yapmalı? Nasıl serinlemeli?

Merhab arkadaşlar bugünkü konumuz yaz sıcakları üzerine olacak. Malum yaz aylarınıngelmesiyle sıcaklar tabiri caizse artık tavan yapıyor. Bu hafta sonundabazı bölegelerimizde sıcaklıklar 47 dereceye kadar çıkacakmış. Meterojoli bu konuda insanlarımızı uyarıyor. Bende düşündüm gerekli uyarıları bizde yapalım ve halkımızın ve siz değerli okuyucularımızın sıcaklardan bir parçada olsa kurtulabilmesi için neler yapmalı bundan bahsedelim.

İlk olarak: Bacaklarınızı yükseğe kaldırarak dinlendirin
Sıcaktan şişmiş ayaklar yazın en sık rastlanan sorunlardan biri. Fırsat buldukça evde, yattığınız yerde bacaklarınızı yükseğe kaldırın, örneğin duvara dayayın ve bu şekilde dinlenin.

Serinlemek için su spreylerini kullanın
Termal yani su spreyleri cildinizi ferahlatır. Çantanızda kolayca taşıyabileceğiniz bu spreyler yüz, dekolte, el ve ayaklarınızı hemen serinletmek için her zaman elinizin altında.

Susuzluğunuzu gidermenin en kolay yolu soda içmek. Kavurucu sıcaklarda vücudunuz günde 3 litre suya ihtiyaç duyar.

Ensenize, şakaklarınıza buz masajı yapın
Birkaç parça buzla ensenize, şakaklarınıza, alnınıza ve ellerinize masaj yapın. Buzları bir bezin içine koyup masajı uygularsanız, işiniz kolaylaşır.

Adaçayı için
Adaçayı serinletici etkisi ile bilinir. Üstelik terlemeyi de azaltır. Sıcak havalarda günde 2 fincan adaçayı için. Bu mucizevi bitkiyi isterseniz ayak banyosu suyuna da katabilirsiniz.

Sık sık ılık duş alın
Buz gibi bir duş bunaltıcı sıcaklarda çok cazip gelse de, ardından çok terleyeceğinizi sakın unutmayın. Duş yaparken mutlaka ılık suyu tercih edin. Ayrıca günde birkaç kez duş almak da size iyi gelecektir.

Meyve tüketin
Bol bol meyve tüketin. Özellikle akşam ve öğle yemeklerinde sofranızda mutlaka meyve bulunsun. Bir tabak soğutulmuş kavun veya karpuzdan daha güzel ve serinletici bir öğün olabilir mi?

Masaj yapın
Kulak memesine uyguladığınız birkaç dakikalık masajın terlemeyi azalttığını biliyor muydunuz? Terlemek kötü değil, ama yine de rahatsız edici. Aslında terleme vücudun bir nevi kendi ısısını ayarlamasının yoludur. Ama fazlası canımızı sıkar...

Umarım bu adımları uygulayarak yaz aylarında birazda olsa kendinizi iyi hissetmenizi sağlayabilirsiniz. Yeni bir yazıda buluşuncaya kadar serin günler :)

Ana Sayfa
© 2007 CRESPOLIFE
eXTReMe Tracker